ÇEŞİTLİ DOĞUM GÜNLERİNDE JERALDİN’E
ÖĞÜTLER / Bob Dylan
Hizada dur, uygun adımda.
İnsanlar Korkarlar birisinden -eğer o Aynı
adımda değilse kendileriyle.
Bu onları salak durumuna sokar Uygun adım
yürüdüklerinden.
Ve hatta Karıştırır akıllarını, sanırlar
ki Kendileri yanlış yürümekte.
Koşma Ve bitiş çizgisini geçme.
Eğer gidersen Çok uzaklara, herhangi bir
yöne, Seni gözden kaybederler.
Tehlikede hissederler.
Kendilerinin, geçip giden şeyin bir
parçası olmadığını düşünüp, sanırlar ki oralarda bir yerlerde bilmedikleri bir
şeyler oluyor.
Kin birikir.
Düşünmeye başlarlar Senden nasıl
kurtulacaklarını.
Kibar ol Onlara karşı.
Olmazsan eğer, Kişisel algılarlar.
Doğrudan göz göze ilişkiye geçtiğinde Saklama
ne kadar ihtiyaç duyduğunu Onlara.
Eğer hissederlerse Onlara muhtaç
olmadığını, İlk yapacakları şey Senin ihtiyaç duymanı sağlamaya çalışmaktır.
Eğer bu olmazsa, Anlatacaklar sana, seni ne
kadar istemediklerini.
Adın belirmeye başlayacak bir takım
çevrelerde, insanların toplanıp İstemedikleri tüm insanları konuştukları Yerlerde.
Bu şekilde başlayacaksın Ünlenmeye.
Her ne kadar bu İstemediğin insanları
toplasa da ilk adımda Sonrası daha da çılgınca:
Tümüyle konusu olmaya başlarsın Söyleşilerin.
Gerek yok ya söylemeye,
1
Bu insanlar -yani seni istemeyenler
nefret etmeye başlarlar kendilerinden seni konuşmak zorunda kaldıklarından.
Ve ardından sen -kendin başlarsın nefret
etmeye kendinden bunca nefretin kaynağı olduğundan.
Görebileceğin gibi bunlar, ama hepsi, bir
büyük patlamayla biter.
Asla güvenme yağmurluklu bir polise.
İstendiği zaman kendini iyice tanımlaman,
anlat tam bir matematikçi olduğunu.
Söyleme hiçbir şey, ya da yapma önünde
duran ve seyreden adam anlayamayacaksa, sanki onun bilmediği bir şeyler
biliyorsun sanacaktır.
Ciddi bir hakaret olarak alacaktır bunu.
Hayret veren bir hızda tepki verip, adını
yazacaktır bir kenara.
Onun dilinden konuş.
Eğer deyimlerinin modası geçmiş ve sen bunları
çoktan aşmışsan, daha kolaydır geri dönmek o çağlara.
Netlikle anlayabileceği şeylerden konuş.
Basit söyle ki konuşmayı sürdürebilesin.
Dinledikten sonra, seni iyi ya da kötü
diye sınıflandırabilir.
Herkes bunu yapacaktır.
Bazıları için yalnızca iyi ve kötü
vardır.
Her durumda, bu iş ona biraz olsun
önemliymiş hissi verecektir.
Daha iyisi uzak durmaktır bu insanlardan.
Dikkatli ol coşkularına karşı...
Bunlar antiktir ve yakanı bırakmaz.
Sorulduğunda kiliseye gider misin diye,
her zaman "evet" de, asla ayaklarına bakma.
Ne zaman sorulsa ne düşündüğün, gene
autry söylerken "sağanak yağmurlar yağacak" parçasını, de ki hiç
kimse söyleyemez onu peter, paul ve mary gibi. Başkanın adı anıldığında, bir
tabak yoğurt ye ve erkenden uyu...
Sorulduğunda komünist misin diye,
"güzelim amerika" şarkısını söyle, italyan aksanıyla.
Döv en yakın çöpçüyü.
Eğer şansa çıplak yakalanırsan duran bir
arabada, hızla radyoyu aç, en güçlü sesiyle ve sürüyormuş gibi yap.
Asla bırakma evini bir kavanoz fıstık
ezmesiz.
Giyme uyumlu çoraplar.
100 şınav çekmeni istediklerinde hemen
bir şişe koku sürün.
Kapitalist misin diye sorsalar, yırtıp gömleğini,
aç bağrını ve "üç kuruşsuz yaşayabilir misin be birader" şarkısını söyle
-sağ ayağını ileri atarken kâğıt para çiğneyerek.
Hiçbir noktalı çizgiyi imzalama.
İnsanları eleştiren ama başka hiçbir şey
yapmayanları eleştirme tuzağına düşme.
Hiçbir şey yaratma, yanlış anlaşılır.
Bu değişmeyecektir ve seni izleyecektir yaşamının
sonuna dek.
Ne yaparsın bir hayat için diye sorsalar ben
gülerim bir hayata demelisin.
İntihar ederim eğer bana iyi davranmazsan
diyenlere güvenme.
Dünya sorunlarını sahipleniyor musun diye
sorulduğunda, bunu soranın gözlerine bak, derin derin; tekrar sormayacaktır.
Ne zaman sorulsa hapse düştün mü diye,
övünerek açıkla en yakın dostlarının da bunu sorduğunu.
Üzerine yazılmamış helâ duvarlarından
sakın.
Kendine doğru bakman istendiğinde...
Asla bakma.
Ve
Ne zaman asıl ismini sorsalar...
Asla söyleme.